HEAD: 11 (1)
Volume: 11  Issue: 1 - 2014
Hide Abstracts | << Back
1.Cover

Pages I - IV

SERBEST KÖŞE
2.Editörün Kaleminden
Emine Türkmen
Pages 1 - 2
Abstract | Full Text PDF

REVIEW
3.Changing Role of Fatherhood and Effects on Men's Health
Ayla Ergin, Resmiye Özdilek
Pages 3 - 8
Doğum, kadının hayatı boyunca nadir yaşacağı önemli, özel ve heyecanlı bir deneyimdir. Bu deneyim, anneye benlik ve bütünlük, babaya güven ve otorite, aileye ise güç kazandırır ancak her iki ebeveyne önemli rol ve sorumluluklar yükler. Bazı kültürlerde, gebelik ve doğum hala “kadın işi” olarak algılanmaya devam etmektedir. Baba adayları ise, bu süreçte neredeyse yok sayılmıştır. Kültür gibi, fizyolojik, ekonomik ve politik değişiklikler, eğitim, dini inançlar ve toplumsal cinsiyet algısı da cinsiyete ve ebeveynliğe dair beklentileri etkilemektedir.
Son 30 yılda, dünyada babaların gebelik, doğum ve doğum sonu süreçlere katılım oranlarının artışına rağmen, ülkemizde bu dönemlerde babaların sorumlulukları ve babalığın erkek sağlığına etkileri konu alan araştırmalar oldukça sınırlıdır. Oysa toplumun kültürel değerlerini ve ebeveynlik algılarını ele alarak hizmet sunan hemşire ve ebeler, prenatal hizmetlerinin kalitesinin arttırılması için bütüncül bir bakım vermeli ve baba adaylarının da bakıma dahil etmeli, babalığın erkek ve aile sağlığına etkilerini bakım verirken tekrar düşünmelidir. Bu teorik bakış açısı ile makalede; tarihsel süreçte babalık kavramı, babalık davranışı ile hormonların ilişki, gebelik, doğum ve doğum sonu dönemde babalık, babalığın erkek sağlığına etkileri” gibi başlıklar ele alınmıştır. Ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde, sağlık profesyonellerinin değişen babalık rollerine ve babalığın aile ve erkek sağlığına etkileri üzerine dikkati çekmek ve bu konu ile ilgili güncel gelişmeleri incelemektir.
Childbirth is an important, special and exciting experience which women can ever experience during their whole life. This experience provides to the mother self-respect and integrity, and to the father confidence and authority, and the family with power, on the other hand childbirth assigns important roles and responsibilities to the parents. In certain cultures, pregnancy and childbearing are still perceived as a “woman's work.” Prospective fathers are virtually ignored in that process. Psychological, economic and political changes, education, religious beliefs and social gender perception affect the expectations about gender and parenthood like the culture does.
During the last three decades; the researches conducted on the responsibilities of fathers and effects of fatherhood on men's health are quite limited in our country; even if there is an reasonable increase in the rates of their efforts to take part in the pregnancy, childbirth and postpartum processes. In fact, nurses and midwives who serve considering also the sense of parenthood and the cultural values of the society must present their service in an integral way in order to increase the quality of their parental services; they must include also the prospective fathers into this care service and they also must reconsider the effects of fatherhood on men and family health.
By this theorical perspective titles such as “fatherhood concept in historical process; the relationship between fatherly behavior and the hormones; fatherhood during pregnancy, birth and after-birth; the effects of fatherhood on men’s health” are discussed. Furthermore, within the frame of the socio-sexual equality; this work intends to remark the changing fatherhood roles of medical professionals and also effects of the fatherhood on the family and men health; it also intends to discuss recent developments with regard to this issue.

4.View of Sexuality in Nursing Journals in Turkey: A Literature Review
Prof. Dr. Nuran Kömürcü, Doç. Dr. Nurdan Demirci, Doç. Dr. Hatice Yıldız, Arş.gör.çiğdem Gün
Pages 9 - 17
ÖZET
Giriş: Cinsellik, hemşirelik bakımının ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanmaktadır. Multifaktöriyel etkenlerin söz konusu olduğu ve özellikle kültürel ve geleneksel normların etkisi altında olan cinselliğin, ülkemizdeki hemşirelik çalışmalarında hangi yönleriyle, nasıl ele alındığının incelenmesi bu açıdan önem taşımaktadır.
Amaç: Bu makalede Türkiye’deki hemşirelik dergilerinde yayımlanan cinsellikle ilgili çalışmaların irdelenmesi amaçlanmıştır.
Yöntem: Literatür incelemesi formatında yapılan bu çalışmada amaca uygun olarak mevcut literatür ‘cinsellik’, ‘cinsel sağlık’ ve ‘toplumsal cinsiyet’ anahtar kelimeleri verilerek taranmıştır. Herhangi bir tarih aralığı konulmadan, online ulaşılabilen tüm hakemli hemşirelik dergileri taranmıştır. Tarama sonucunda 44 makaleye ulaşılmış, bunlardan 18 makale derleme olduğundan toplamda 26 araştırma makalesi incelemeye alınmıştır.
Bulgular: Cinsellik çalışmalarının %59’unun araştırma makalesi olduğu ve çalışma sayısının son 5 yılda arttığı (%65.4) saptanmıştır. Genelde Ege Bölgesi’nde yoğunlaşan (%42.3), çoğunluğu (%88.4) tanımlayıcı tipte olan ve yarısında örneklem grubunu kadınların oluşturduğu araştırma makalelerinde cinselliğin en fazla (%30.7) “cinsel eğitim, cinsellikle ilgili bilgi ve tutum” yönleri açısından incelendiği belirlenmiştir. Araştırmaların %57.6’sında herhangi bir örnekleme yöntemi kullanılmadığı, %65.4’ünde anket formu kullanıldığı saptanmıştır.
Sonuç: Sonuç olarak; ülkemizde hemşirelik dergilerinde yayınlanan cinsellikle ilgili çalışmaların genellikle tanımlayıcı çalışmalar olduğu, metodolojik açıdan daha nitelikli, deneysel ya da odak grup/bireysel derinlemesine görüşme vb. kalitatif çalışmalara gereksinim olduğu söylenebilir.
Introduction: Sexuality is defined as an integral part of nursing care. Sexuality may be affected by multiple factors; especially by culture and traditional norms. Therefore, it is important to investigate how and which aspects of sexuality are examined in Turkish nursing studies.
Aim: The aim of this article is to literature review studies on sexuality which were published in Turkish nursing journals.
Method: In this systematic review study, the existing literature was searched using the keywords “sexuality”, “sexual health”, and “gender”. All of the online peer reviewed nursing journals were searched without giving a specific time interval. At the end of the search, 44 articles were obtained. Among these articles, 18 were review studies; therefore, a total of 26 articles were examined in the present study.
Results: It was determined that 59% of sexuality studies were research articles and that the number of studies conducted in this area have increased by 69.2% in the last 5 years. Approximately half of the research articles had female samples. In the research articles, which generally concentrated on the Aegean Region (42.3%) and were mostly descriptive studies (88.4%), it was determined that sexuality was mostly (30.7%) investigated in means of “sexual education, information about sexuality, and attitudes toward sexuality”. It was observed that in 57.6% of the articles, a sampling method was not utilized and in 65.4%, a questionnaire form was used.
Conclusion: According to the results of our systematic review; the studies on sexuality, which were published in Turkish nursing journals, are generally descriptive and there is a need for methodologically qualified studies and experimental or qualitative studies using focus groups/individual depth interviews.

RESEARCH ARTICLE
5.Determining Postpartum Social Support Needs of Mothers and the Support They Received
Nihan Türkoğlu, Aslı Sis Celik, Türkan Pasinlioğlu
Pages 18 - 24
AMAÇ: Bu çalısmada amaç annelerin dogum sonrası sosyal destek ihtiyaçlarını
ve aldıkları destek düzeylerini belirlemek ve etkileyen bazı
faktörleri incelemektir.
YÖNTEMLER: Tanımlayıcı kesitsel nitelikte yapılan arastırmanın evrenini, 1
Ocak 2013-30 Nisan 2013 tarihleri arasında çalısmanın yapıldıgı ilde
bulunan üç farklı Aile Saglıgı Merkezine basvuran ve dogum sonu en
erken 4., en geç 8. haftada olan ve arastırmaya katılmaya gönüllü olan
254 lohusa olusturmustur. Verilerin toplanmasında arastırmacılar tarafından
olusturulan 24 soruluk “Anket Formu” ve “Dogum Sonrası
Destek Ölçegi” kullanılmıstır.
BULGULAR: Çalısmaya katılan annelerin yas ortalaması 28.80±5.4’dür.
Annelerin %50.4’ü ilkokul mezunu, %68.5’i çekirdek tip ailede yasamakta
ve %86.6’sı herhangi bir iste çalısmamaktadır. Annelerin %74’ü
multipar, %24’ü dördüncü lohusalık haftasında, %84.3’ü isteyerek
gebe kalmıs, %75.6’sı normal dogum yapmıs ve %58.3’ü dogum sonu
döneme yönelik bilgi almamıstır. Annelerin eslerinin %37.4’ü ilkokul
mezunu, %55.1’i serbest meslek sahibidir. Annelerin Dogum Sonrası
Destek Ölçegi, Ihtiyacın Önemi alt boyutu toplam puan ortalaması
138.20±47.7 ve Alınan Destek alt boyutu toplam puan ortalaması
111.96±45.4’dür. Çalısmada üniversite mezunu olan, çalısan, üst orta
gelir düzeyine sahip, çekirdek aile tipinde yasayan ve primipar annelerin
Ihtiyacın Önemi ve Alınan Destek alt boyutları toplam puan ortalamaları
daha yüksek bulunmus ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak
anlamlı oldugu saptanmıstır (p<0.05).
SONUÇ: Çalısmaya katılan annelerin dogum sonrası destek ihtiyaçlarının
aldıkları destekten daha fazla oldugu ve alınan destegin ihtiyaç
duyulan destegi karsılamadıgı saptanmıstır.
OBJECTIVE: The purpose of this study is to determine the postpartum
social support needs of mothers, the levels of support they received and
to analyze some effective factors.
METHODS: This descriptive study was conducted on mothers who
resided in the city centre between January 1 and April 30, 2013, who
applied to three different Family Health Centers and who were in the
4th to 8th weeks of the postpartum period. The sample group consisted
of 254 mothers who gave permission to participate in the study. A
general questionnaire and “Postpartum Support Questionnaire”
consisting of 24 questions were designed by the researchers and were
used for data collection.
RESULTS: The average age of mothers participating in the study was
28.80±5.4. 50.4% of the mothers were primary school graduates,
68.5% lived in a nuclear family and 86.6% were unemployed. 74%
were multiparous mothers and 24% were in the fourth week of the
postpartum period. 84.3% of mothers became pregnant intentionally
and 75.6% had a vaginal birth. 58.3% received information about
the postpartum period. 37.4% of fathers were primary school
graduates and 55.1% were self-employed. The total mean score for the
question regarding “Importance of Need” on the Postpartum Support
Questionnaire was 138.20±47.7 and the total mean score for the
question regarding “Support Received” was 111.96±45.4. In this study,
those who were pregnant for the  rst time, worked, had university
degrees, received a middle to upper-class income and lived in nucleartype
families gave higher total scores to the questions regarding
“Importance of Need” and “Support Received” and the difference
between them were found to be statistically signi cant (p<0.05).
CONCLUSION: It was concluded that the support needs of the mothers
during the postpartum period were greater than what they received
and did not meet what was required.

6.Iranian Nurses’ Knowledge of Pain Management in Elderly Patients
Hossein Rafiei, Mohammad Esmaeli Abdar, Hedayatollah Lalegani, Mohammad Hashem Reisi, Masoud Amiri, Mohammad Rahimi Madiseh, Ali Hassanpoor Dehkordi, Ali Akbari
Pages 25 - 29
AMAÇ: Ağrı genellikle yaşlı hastalarda yeterli önem verilmediğini sağlık bakım arayan için en sık nedenidir. Bu çalışmanın amacı, yaşlı hastalarda ağrı yönetimi konusunda İran kayıtlı hemşire bilgi incelemektir.
YÖNTEMLER: Yaşlı Anketi (PEQ) ağrı kullanımı ile kesitsel bir çalışmada, İran nitelikli kayıtlı hemşire bilgisi yaşlı hastalarda ağrı yönetimi konusunda incelenmiştir.
BULGULAR: 518 hemşire, bu çalışmaya katılan 83.8% (n = 434) kadın ve% 16.2 (n = 84) erkek idi.14 ürün için ortalama skor (85.7 için =% 7.1 aralığında)% 46.4 idi. Hiçbir ilişki deneyimleri ve hemşirelerin seks (p> 0.05) bir hemşirenin yıllık bilgi düzeyleri arasında bulunmuştur.
SONUÇ: Kayıtlı hemşire yaşlı hastalarda ağrı yönetimi konusunda yeterince bilgi sahibi değildi. Yaşlı bakım eğitimi iyi eğitimli personel eğitim sistemleri hemşirelik tarafından dikkate alınmalıdır.
OBJECTIVE: Pain is the most common reason for seeking health care that often not received enough attention in older patients. The purpose of this study is to examine Iranian registered nurses knowledge about pain management among older patients.
METHODS: In a cross-sectional study with use of Pain in the Elderly Questionnaire (PEQ), knowledge of Iranian qualified registered nurses was examined about pain management among older patients.
RESULTS: Of 518 nurses participated in this study, 83.8% (n= 434) was women and 16.2% (n= 84) was men. The mean correct score for the 14 items was 46.4% (range= 7.1% to 85.7). No relationship was found between levels of knowledge with nurse’s years of experiences and nurses sex (P>0.05).
CONCLUSION: Registered nurses were not sufficiently knowledgeable about pain management in older patients. Training well-educated personnel in older care should be considered by nursing educational systems.

REVIEW
7.Can Imaging Methods Containing Contrast Agents Be Used with Breastfeeding Mothers?
Ruşen Öztürk, Gül Ertem
Pages 30 - 33
Emzirme döneminde, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemlerinin kullanımında önemli bir artış söz konusudur. Bu dönemde, uygulanan görüntüleme yöntemlerinin anneyi ve bebeği etkileyip etkilemediği ve özellikle emzirmeye devam edilmesi konusundaki bilgilerin ve tutumların oldukça kafa karıştırıcı olduğu görülmektedir. Özellikle laktasyon dönemindeki anneyi bu konuda bilgilendirmek, yarar ve riskleri anneye açıklamak ve anne ile bu konuyu tartışmak son derece önemlidir. Ancak, bu konu da hemşirelerin yeterli bilgi sahibi olmadığı düşünülmektedir. Bu derlemede, annelere emzirme döneminde görüntüleme yöntemlerini uygulayabilme ve kontrast maddenin süte geçme ve bebeğin etkilenme durumunu belirlemek amacıyla literatür gözden geçirilmiştir.
During the breastfeeding period, there is a significant increase in the use of computed tomography and magnetic resonance imaging methods. During this period, Information and attitudes seems to be quite confusing about effecting on mother and the baby whose mother is used to computed tomography and magnetic resonance imaging gravity and particularly continue breast-feeding. Especially during lactation, inform in this regard to the mother and explain the benefits and risks to the mother and also discuss this with the mother is extremely important. However, it is considered that in clinical terms, nurses have not adequate knowledge about this issue. In this review, has reviewed the literature to determine imaging methods can apply to mothers during breastfeeding, the status of the affected infants and contrast material to take the milk.

RESEARCH ARTICLE
8.An Examination of the Written Records Kept by Nurses for Nursing Services in a Government Hospital
Mehtap Omaç Sönmez, Feyza Nazik, Elvan Turkol, Şükran Dağ
Pages 34 - 40
AMAÇ: Hemşireler profesyonel hasta bakımı yanında yaptığı tüm hizmetlerin kayıt ve rapor edilmesinden sorumludur. Bu çalışma hemşirelerin çalıştıkları birimlerde tutmuş oldukları yazılı kayıtların hemşirelik hizmetleri ile ilgisini incelemek amacıyla yapılmıştır.
YÖNTEMLER: Araştırma kesitsel tanımlayıcı özelliktedir. Araştırmada bir devlet hastanesinde çalışan hemşirelerin tuttukları yazılı kayıtlar incelenmiştir. Hastanedeki 24 klinikten (12 dahili, 12 cerrahi) hemşireler tarafından doldurulan toplam 212 yazılı kayıt formu toplanmıştır. Ayrıca klinik sorumlusu 24 hemşireye her bir kayıt formunun hemşirelik mesleği ile ilgisi anket yöntemiyle sorulmuştur. Klinik sorumlu hemşirelerin vermiş oldukları bilgiler ve kayıt formlarının incelenmesiyle değerlendirme yapılmıştır. Yapılan değerlendirmede kayıtların hemşirelik mesleği ile ilgili olup olmadığı, kim tarafından doldurulması gerektiğine yönelik sayı ve yüzde verilmiştir.
BULGULAR: Hemşireler tarafından tutulan 68 farklı kayıt formunun 38’inin meslekleri ile ilgili olmadığı belirlenmiştir. Araştırmaya dahil edilen kliniklerde hemşireler ortalama bir klinikte 10’un üzerinde kayıt formu tutmakta ve bunların yarıya yakınının ise birim sorumlusu (diğer meslek profesyoneli) veya ilgili doktor tarafından tutulması gerekmektedir.
SONUÇ: Hemşirelerin hemşirelik hizmetleri ile ilgili olmayan birçok formu tutmakla sorumlu olmaları iş yükünü arttırırken, hemşirelik hizmetlerinin nitelik ve niceliğini de olumsuz yönde etkilemektedir. Kliniklerde hemşirelik hizmetleri ile ilgili yazılı kayıtlar ve bu kayıtların kimler tarafından tutulacağı açıkça belirtilmelidir.
OBJECTIVE: Besides his professional patient care nurses is responsible for recording and reporting of all services. This study aims to examine whether the written records which are kept by nurses in nursing services are associated with nursing services or not.
METHODS: This study is descriptive, cross-sectional type. Research was made through the analysis of the forms filled by nurses working in the State Hospital. From 24 clinics in the hospital (12 internal, 12 surgical) total of 212 written registration form filled out by the nurses were collected. In additon 24 clinic nurses has been asked to do survey method all of the forms with the nursing profession. Clinical nurses responsible for the information they have been given and assessment was conducted by examining the registration form. The assessment made as to whether the records related to the nursing profession, who need to be filled by the number and percentage is given for that.
RESULTS: It was determined that 38 of 68 forms kept by nurses were not related to their Occupations. Nurses fill in an average of 10 different forms in the clinics that were included in the study and almost half of these forms must be filled by the related doctor or department manager (other occupational profession).
CONCLUSION: While filling out many forms that are not related to nursing services, nurses’ workload increases and it affects the quality and quantity of nursing services adversely. İt must be stated clearly by whom the records and the forms which are related to the nursing sevices will be filled.records and the forms which are related to the nursing sevices will be filled.

9.Emotional Intelligence Levels of Nursing Students and Influencing Factors
Hatice Tambağ, Metin Kaykunoğlu, Zeynep Gündüz, Yağmur Demir
Pages 41 - 46
AMAÇ: Bu araştırma Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü öğrencilerin duygusal zeka düzeyleri ve sosyodemografik özelliklerini belirlemek amacıyla yapıldı.
YÖNTEMLER: Araştırma tanımlayıcı tiptedir. Araştırmanın evrenini, Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki bir ilimizde bulunan devlet üniversitesine bağlı sağlık yüksekokulunda 2011-2012 yılında 1, 2, 3 ve 4. sınıfta eğitim gören 225 öğrenci oluşturmuştur. Örneklemi ise araştırmaya katılmayı kabul eden 158 öğrenci oluşturmuştur. Veriler, kişisel bilgi formu ve Duygusal Zeka Ölçeği uygulanarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirmesinde frekans, yüzde, t testi, tek yönlü ANOVA ve Tukey HSD testi kullanılmıştır.
BULGULAR: Öğrencilerin Duygusal Zeka Ölçeği toplam puanı 85.41±7.87, alt ölçek puanları, duygulardan faydalanma 16.17±3.23, iyimserlik 42.89±6.24, duyguların ifadesi 26.34±5.06 olarak bulundu. Erkek öğrencilerin Duygusal Zeka Ölçeği toplam puanı, duygulardan faydalanma ve duyguların ifadesi alt ölçek puan ortalamalarının kız öğrencilerden yüksek ve önemli bulundu (p<0.05).
SONUÇ: Araştırma sonucunda hemşirelik öğrencilerinin duygusal zeka puanları orta düzeyin altında bulunmuştur. Duygusal zeka düzeylerini etkileyen faktörler dikkate alınarak eğitim programlarının oluşturulması önerilmektedir.
OBJECTIVE: The study was conducted to determine the health school nursing students’ emotional intelligence and sociodemographic characteristics.
METHODS: The study is descriptive. Population of the study comprised 225 first, second, third and fourth class in 2011-2012 academic year at the health school of a state university in the Eastern Mediterranean Region. And the sample included 158 students who agreed to participate in the study. Data was collected by performing the personal information form and emotional intelligence scale. Frequency, percentage, t test, One-Way ANOVA and Tukey’s HSD test were used to evaulate the data.
RESULTS: Students’ total emotional intelligence score is determined as 85.41±7.87, sub-scale scores, taking advantage of emotions 16.17±3.23, optimism 42.89±6.24, expression of emotions 26.34±5.06. Total emotional intelligence score, taking advantage of emotions and expression of emotions subscale mean scores of male students were significantly higher than female students (p <0.05).
CONCLUSION: As a result, students’ emotional intelligence were generally found below the medium level in this study. Generating education programs by considering emotional intelligence influencing factors is recommended.

10.Examination of Resources Motivation and Problems Profession-Related of Students who Studying in the Faculty of Health Sciences
Zeynep Karaman Özlü, Kenan Gümüş, Kübra Güngörmüş, Gülçin Avşar, Nadiye Özer
Pages 47 - 53
AMAÇ: Çalışmanın amacı, hemşirelik eğitimi alan öğrencilerin güdü kaynakları ve sorunlarını belirlemektir.
YÖNTEMLER: Araştırmanın evrenini Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören öğrenciler (s=569), örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden öğrenciler (s=449) oluşturmuştur. Veri toplamada, araştırmacılar tarafından oluşturulan anket formu ve “Güdülenme Kaynakları ve Sorunları Ölçeği (GKSÖ)” kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler (frekans ve yüzdelikler), bağımsız gruplarda t testi ve One-Way ANOVA testi kullanıldı.
BULGULAR: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalamasının 21.10 yıl, %89.8’inin kadın, %98.0’ının bekar, %86.6’sının düz lise mezunu olduğu; öğrencilerin %36.3’ünün babalarının, %12.2’sinin ise annelerinin üniversite mezunu olduğu saptandı. İçsel Güdülenme alt boyutundan alınan puan ortalamasının 24.19±7.52, dışsal güdülenme alt boyut puan ortalamasının 8.55±3.15, olumsuz güdülenme alt boyut puan ortalamasının 20.03±5.10 ve toplam puan ortalamasının 52.78±11.79 olduğu saptandı. En yüksek madde ortalamasına ise olumsuz güdülenme alt ölçeğinde yer alan “hata yapma korkusu öğrenmemi olumsuz etkiliyor” ( =3.27) ve “iletişim kurduğum insanların yarattığı baskı öğrenmemi etkiliyor” ( =3.08) şeklinde ifade edilen maddelerin sahip olduğu belirlendi. Ayrıca öğrencilerin cinsiyet, anne ve babalarının eğitim durumları ile içsel, dışsal ve olumsuz güdülenme alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamazken, sınıf durumu ile dışsal ve içsel güdülenme alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edildi.
SONUÇ: Sonuç olarak öğrencilerin olumsuz güdülenme alt boyut puan ortalamasının daha yüksek olduğu ve öğrencilerin hemşirelik eğitimine başlarken olumsuz güdülenmeleri daha fazla iken sınıf düzeyleri arttıkça olumsuz güdülenmelerinin azalıp, dışsal ve içsel güdülenmelerinin arttığı saptanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda hemşirelik mesleğini seçen öğrencilerin meslek hakkındaki olumsuz yargılarının giderilmesi için nitelikli rehberlik-danışmanlık hizmeti verilmesi önerilebilir.
OBJECTIVE: The aim of the study, nursing students in Faculty of Health Sciences to determine the resources and problems of motivation.
METHODS: The population of study comprised of 569 students. The sample group Comprised of 449 students who accepted to participate voluntarily. The data were collected by means of a questionnaire prepared by the researchers and "Motivation Resources and Problems Scale (MRPS)". Statistical analysis, descriptive statistical methods (frequency and percentages), independent samples t-test and One-Way ANOVA test was used.
RESULTS: It was found the average age of the students participating in the study 21.10 years, %89.8 of students are male, %98.0 are single, %86.6 are high school graduate;, %36.3 of the students is fathers, 12.2% is mothers were college graduates. MRPS analyzed the distribution of scores of substances “the fear of making a mistake negative affect learning” ( =3.27) and “the pressure of the people I communicate with affect learning” ( =3.08) expressed as the average of the negative motivation substances were higher. Intrinsic Motivation subscale from the mean score of 34.60 ± 17.84, 43.80 ± 11.21 of the average of Extrinsic Motivation, Motivation Negative mean score of 43.80 ± 27.39, 144.40 ± 77.56 Total Score was found to be average. Also, students 'gender, parents' educational status with the intrinsic, extrinsic and negative motivation subscales between the mean scores statistically significant difference found, the class with the status of extrinsic and intrinsic motivation subscales between the mean scores statistically significant difference was determined to be.
CONCLUSION: Consequently, the average negative motivation substances of students is higher.It was found that, while nursing education of students starting grade levels more negative motivation decreases with increasing negative impulses, external and internal impulses were increasing. Besides, negative motivation of the students who graduated from Anatolian-Science High School is also higher than more the high school and health professions high school graduates;

REVIEW
11.Emotionals Problems of Parents in the Postpartum Period and Nursing Care
Duygu Güleç, Oya Kavlak, Ümran Sevil
Pages 54 - 60
Doğum biyolojik bir olgu olduğu kadar sosyal/kültürel bir olgudur. Doğum sonu dönem ise ebeveynlerin bebek bakımı vermesi, bebekle iletişim kurması, yeni rolleri öğrenmesi ve bebekle ilgili problemlerle baş etmesini gerektiren, ailede fiziksel, sosyal ve duygusal değişimlerin meydana geldiği gelişimsel bir kriz dönemi olabilmektedir. Bu dönemde ebeveynler depresyon, anksiyete, stres gibi önemli duygusal sorunlar yaşamakta ve bu sorunlar anne bebek etkileşimini, çocuk gelişimini ve evlilik ilişkisini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Doğum sonrası yaşanan duygusal sorunların azaltılmasında eş, aile, arkadaşlar ve sağlık profesyonellerinden algılanan yeterli sosyal destek büyük önem taşımaktadır. Hemşireler doğum sonu dönemde ailelerin bu dönemi sağlıklı geçirmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda bu derlemenin amacı anne ve babaların doğum sonu ebeveynliğe geçiş döneminde yaşadıkları sorunları ve hemşirelik bakımının önemini açıklamaktır.
The birth is a social / cultural phenomenon as well as biological phenomenon. The postpartum period is defined as a period of developmental crisis for parents. They give baby care, communicate with baby, learn new roles, develop sensibility of the family, require to deal with problems related to the baby, live physical, social and emotional changes in family. In this period parents live important emotional problems such as depression, stress and anxiety. This problems can effect mother-baby interaction, child development and marriage relation. Perceived social support from partner, family, friends and health professionals is very important to reduce emotional problems in postpartum period. Nurses play an important role about families pass on healthy in this period. In this context, the purpose of this article is estimate the parents’ emotional problems which lived in postpartum period.



 
Copyright © 2013
All rights of this website belong to KUHEAD