HEAD: 5 (2)
Volume: 5  Issue: 2 - 2008
Hide Abstracts | << Back
1.Cover

Pages I - VII

SERBEST KÖŞE
2.Editörün Kaleminden
Emine Türkmen
Page 1
Abstract | Full Text PDF

REVIEW
3.Australian Nursing: Past, Present and Future
Elizabeth Anne Herdman
Pages 3 - 4
Avustralya’daki hemşirelik mesleğinin gelişimi, Nightingale’in
himayesinde yetişen Lucy Osburn’un 1868’de Sydney’e gelişi ile
başlamış; hemşirelik mesleğinin ilk büyük sorgulaması ise 1943 yılında
New South Wales’de “Kelly Raporu” ile ortaya konulmuştur. Bu
makalede, Avustralya hemşireliğinin yaşadığı gelişim süreci kronolojik
sırası ile ele alınmış; meslekleşme yolunda yürütülen mücadele ile
gerek eğitimde gerekse uygulama alanında kazanılan güç ve imaj
değişimi vurgulanmıştır.
The arrival in Sydney in 1868, of Nightingale protegé Lucy Osburn,
marked the start of nursing reform in Australia. The first major
investigation of the nursing profession in Australia was the Kelly Report
of 1943 in New South Wales. This article aims to introduce to the
reader improvement in standards of nursing care and changing of
nursing image and power which are obtained for nursing education
and practice in Australia.

4.Psychodrama I: from Past to Future and from Dream to Real…
Sevim Ulupınar Alıcı
Pages 5 - 8
Psikodrama, genellikle gruplarda uygulanan tedavi edici rol yapma
yöntemi olarak kullanılmaktadır; insanların problemlerini konuşmaya
ek olarak davranışa dökerek çözmek için yardım aldıkları bir grup
psikoterapi yöntemidir. Bu yaklaşım, 1930’ların ortalarında J.L. Moreno
tarafından geliştirilmiştir. Psikodrama ülkemize Dr. Abdülkadir Özbek
tarafından tanıtılmıştır. Son yıllarda Türkiye’de hemşirelerin psikodramaya
ilgisinin arttığı görülmektedir. Psikodrama, psikiyatri kliniklerinde,
okullarda ve danışmanlık hizmeti veren merkezlerde uygulanmaktadır.
Bu yazıda, psikodrama teknikleri, psikodrama oturumu aşamaları,
psikodramanın etkileri, psikodramatistin rolleri ve sahip olması gereken
özellikler hakkında bilgiler verildi.
Psychodrama has come to be used to the therapeutic role-playing
method usually conducted in groups. Psychodrama is a method of
group psychotherapy in which people are helped to solve their problems
by acting them out in addition to talking about them. This approach
was developed by J. L. Moreno, in the mid-1930s. It was first introduced
to Turkey by Abdülkadir Özbek. During the last few decades in Turkey,
there has been increased interest in psychodrama among nurses. It
has been applied in mental health clinics, schools, and kinds of
counseling service centers. It has been informed about the
psychodramatic techniques, the stage of the sessions, the emotional
effects of psychodrama, and the professional roles assumed and skills
required of a psychodramatist in this article.

5.Children with Acute Diarrhea and Nursing Care
Suzan Yıldız, Serap Balcı
Pages 9 - 16
Akut ishal, en sık 0-5 yaş arası çocuklarda görülen ve özellikle ilk iki
yaştaki ölüm nedenleri arasında yer alan bir hastalıktır. Çoğunlukla
gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere her yıl ishalden yaklaşık 4-5
milyon çocuğun hayatını kaybettiği belirtilmektedir. Ayrıca, her ishal
atağı büyüme geriliğine ve kilo kaybına yol açmaktadır. Çocukların
ishalden korunmasında, hastalanan çocukların izlenmesinde ve
toplumun bu konuda eğitilmesinde hemşirelere çok önemli
sorumluluklar düşmektedir.
Acute diarrhea is a disease which is seen between 0-5 years children
and is one of the causes of death among children especially the first
2 years. It is reported that each year about 4-5 million children die
from diarrhea especially in developing countries. Also each episode
of diarrhea results in growth failure and weight lost. Nurses have
important responsibilities in protecting children from diarrhea, following
treated children and educating community about diarrhea.

TRANSLATION
6.Pressure Ulsers - Prevention of Pressure Related Damages
Diler Sepit
Pages 17 - 21
Abstract | Full Text PDF

REVIEW
7.A Risk Factor for the Formation of Acute Otitis Media in Children: Feeding
Suzan Yıldız, Nejla Canbulat
Pages 22 - 28
Östaki borusu, orta kulak fizyolojisinde önemli bir yere sahiptir.
Biberonla besleme, parmak emme/emzik kullanımı, adenoit vejetasyon,
kitle gibi mekanik tıkayıcılar ya da rinit, sinüzit gibi alerjik durumlar
nedeni ile östaki borusu tıkanıklığında orta kulağa hava geçmesi
engellenir. Orta kulakta negatif basınç meydana gelir, kulak zarı içeri
doğru çöker ve iletim tipinde işitme kaybı oluşur. Özellikle yatarak
ve biberonla beslenen bebeklerde regürjite olan gıdaların orta kulağa
ulaşması, daha sonra bu ortamda mikroorganizmaların çoğalmasıyla
orta kulakta enfeksiyona neden olarak akut otitis media (AOM) gelişir.
Bu derleme makalede, beslenmeyle ilişkilendirilen AOM’nin
fizyopatolojisi, klinik belirti/bulguları, Amerikan Pediatri Akademisi
(APA) ve Amerikan Aile Hekimleri Akademisi’ne (AAHA) göre tedavi
rehberi ve korunma önlemleri üzerinde duruldu.
The Eustachian Tube has an important place in the middle ear
physiology. In case of any occlusion of the Eustachian tube due to
any reason, (mechanical occlusives such as bottle feeding, finger
imbibing/nipple usage, adenoid vegetation, mass or allergic cases
such as rhinitis, sinusitis) air transfer to the middle ear is blocked.
A negative pressure is formed in the middle ear and the tympanum
caves towards inside and there is a hearing loss in the transmission
type. Especially for the lying babies fed with bottles, when the
regurgitated food reach the middle ear, and when the microorganisms
accumulates in this media, it causes an infection in the ear and
leads to Acute Otitis Media (AOM). In this compilation, the
concentration will be on the physiopathology of the AOM associated
with feeding, clinic indications/ symptoms, the protection and the
treatment guide according to American Pediatrics Academy (APA)
and American Family Physicians Academy (AAHA).

RESEARCH ARTICLE
8.Nurses’ Opinions and Activities of Patient Education
Elif Babacan, Sevim Ulupınar Alıcı
Pages 29 - 36
AMAÇ: Bu araştırma, hemşirelerin hasta eğitimi ile ilgili düşünce ve
uygulamalarını, hasta eğitimi yaparken karşılaştıkları güçlükleri ve bu
konudaki önerilerini belirlemek amacıyla planlandı.

YÖNTEMLER: Tanımlayıcı tipteki araştırmanın evrenini, Trabzon
ilindeki beş devlet hastanesinde çalışan 669 hemşire, örneklemini ise
352 hemşire oluşturdu. Veriler anket formu ile toplandı; anket formu,
hemşirelerin sosyodemografik ve mesleki özellikleri ile hasta eğitimi
faaliyetlerine yönelik soruları kapsadı.

BULGULAR: Araştırma sonucunda hemşirelerin %43.1’inin 26-30 yaş
arasında ve %45.2’sinin ön lisans mezunu olduğu, %87.2’sinin mesleğini
sevdiği, %76.8’inin çalışma koşullarından, %79.8’inin aldığı ücretten
%52.3’ünün çalışma saatlerinden memnun olmadığı, %73’ünün hasta
eğitimi konusunda hemşirelik öğrenimleri sırasında bilgi aldığı, günlük
işlerinde ilk sırada ilaç tedavisi (%67.3) ve beşinci sırada hasta eğitimi
(%25.9) yaptığı belirlendi. Hemşireler, hasta eğitimi hakkında
düşüncelerini içeren ifadelere “kesinlikle katılıyorum” şeklinde yanıt
verdiler. Hemşirelerin yaşı, mesleği sevme durumu, çalışma saatleri
ve koşulları, aldıkları ücret ile hasta eğitimi konusundaki düşünceleri
arasında anlamlı fark bulunmadı. Hemşirelerin eğitim düzeyi ile hasta
eğitimi uygulamaları arasında ön lisans mezunları lehine anlamlı fark
bulundu.

SONUÇ: Hemşireler hasta eğitimi yaparken iş yoğunluğu, zaman ve
bütçe azlığı, kurum koşullarının uygun olmaması ve bilgi eksikliği
gibi sorunlar yaşamaktadır.

OBJECTIVE: Survey is a descriptive study performed to determine
nurses’ ideas and practices of patient education and the difficulties
they encounter during patient education and suggestions of this issue.
METHODS: The study population is composed of 669 nurses and
sampling is composed of 352 nurses working in five State Hospitals
within Trabzon. Data is obtained by questionnaire form composed of
questions sociodemographic and professional features and patient
education activities.
RESULTS: At the end of the study, it was determined that 43.1% of the
nurses were between 26–30 years old, 45.2% of them were graduated
from an associate degree program, 87.2% of them like their carrier,
76.8% of them were not happy from working conditions 79.8% of
them were not happy from their fees and 52.3% of them were not
happy from working hours, 73% of them received information about
patient education during their nursing education’s and they applied
drug treatment at 67.3% rate in the first, and it’s determined that they
educate patients (25.9%) at fifth rank during their daily practice. The
thoughts of the nurses about patient education are “strongly agree”.
There are no substantial differences of the thoughts of nurses concerning
ages, admiring the profession, working hours and conditions, wage
and their ideas regarding patient education. There is a significant
difference between nurse’s education degree and patient education
applications, in favor of associate degree graduates.
CONCLUSION: Performing the patient education, the problems such as
workload, lack of time and budget, inconvenient conditions of institution
are experienced.

CASE REPORT
9.12 Derivation ECG Interpretation
Emine Türkmen
Pages 37 - 39
Abstract | Full Text PDF



 
Copyright © 2013
All rights of this website belong to KUHEAD