HEAD: 7 (1)
Volume: 7  Issue: 1 - 2010
Hide Abstracts | << Back
1.Cover

Pages I - VIII

SERBEST KÖŞE
2.Editörün Kaleminden
Emine Türkmen
Pages 1 - 2
Abstract | Full Text PDF

REVIEW
3.The Importance of Nursing Research
Elizabeth Anne Herdman
Pages 3 - 4
Araştırma, en iyi hemşirelik uygulamaları için gerekli temel verileri
sağlar; ancak araştırma ve uygulamanın birleştirilmesi hala problemli
olduğundan, hemşirelerin araştırmaları anlamadığı ya da araştırmaya
değer vermediği söylenmektedir. Hemşirelerin lisans eğitimi sırasında
araştırmaların önemi vurgulanmalıdır. Araştırma-uygulama
boşluğunda hemşireleri suçlamak yerine, hemşirelerin çalıştığı
ortamı anlamaya çalışmamız gerekmektedir. Eğitim ve klinik ortamlar
arasındaki boşluğu kapatabilecek araştırma ekiplerinin değeri
kanıtlanmıştır. Bu araştırma ekipleri, hem iş yükünü azaltmada
hem de en uygun hemşirelik bakımının teşvikinde klinisyen
hemşireler ile hastane yönetimlerine araştırmaların önemini gösterme
potansiyeli taşımaktadır.
Research provides the essential foundations for best nursing practice
but the merger of research and practice is still problematic as nurses
are said to not value or understand research. It is recommended that
research should be promoted during nurse undergraduate education.
Instead of blaming nurses for the research practice gap we should try
to understand the environment in which nurses work. Research teams
that bridge educational and clinical settings have proven effective and
have the potential to both reduce the workload and highlight to clinical
nurses and hospital administrators the importance of research in the
promotion of optimal nursing care.

4.Indicator of Child Health: Growth Monitoring
Duygu Gözen
Pages 5 - 13
Gelişmekte olan ülkelerde çocuk ve bebek ölümlerinin nedenleri arasında
yetersiz beslenme ilk sıralarda yer almaktadır. Çocuğu erişkinden ayıran
en önemli özelliklerden biri olan büyüme, çocuk sağlığının temel
göstergesidir. Büyümenin izlenmesi çocuğun hastalık durumunun erken
tanılanmasında, beslenmesinin değerlendirilmesinde, büyümede meydana
gelen duraksama ya da yavaşlamaların erken dönemde tespit edilmesinde
çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde
görev alan hemşire ve hekimler, büyümenin izlenmesinde birinci derecede
sorumluluk taşıyan kişilerdir. Çocuk sağlığının ulusal ve uluslararası
standartlar doğrultusunda güncel büyüme referans eğrileri kullanılarak
izlemi ile çocuk ölümleri azalabileceği gibi toplum sağlığı açısından da
olumlu sonuçlar elde edilecektir.
Malnutrition is ranked first among the causes of child and infant
mortality in developing countries. Growth development is one of the
most important features that separates children from adults and is also
a fundamental indicator of child health. Growth monitoring is very
important for the early diagnosis of childhood illnesses; it evaluates
nutritional status and detects the slow down or halting of growth.
Primary health care nurses and physicians have the prime responsibility
to put childhood growth monitoring into practice. By implementing
the updated national and international growth monitoring standards,
positive effects will be seen in public health and childhood mortality
rates will be significantly reduced.

TRANSLATION
5.Strategies to Reduce Medication Errors with Reference to Older Adults
Özlem Yazıcı Korkmaz
Pages 14 - 18
Abstract | Full Text PDF

REVIEW
6.A Neglected Condition in Children: Gastroesophageal Reflux
Suzan Yıldız, Ayşe Sonay Kurt
Pages 19 - 27
Gastroözofageal reflü (GÖR), gastrik içeriğin istemsiz olarak özofagusa
hareketidir. Bebeklerde daha sıktır, ilerleyen yaşla birlikte infantil reflü
sıklığı azalır. Birçok atağı kısa süreli ve zararsız olup sağlıklı bebek,
çocuk ve erişkinlerde günde 20-50 kez olabilir. GÖR, serebral palsi,
nörolojik gelişim bozukluğu, prematürelik ve kronik hastalıklarda
daha sık ve şiddetlidir. GÖR’de birçok etken aynı anda sorumlu olabilir.
Genetik, diyet, özofagusta herhangi bir nedenle oluşan hücre
bozuklukları, mide fıtığı gibi pek çok nedeni vardır. Regürjitasyon,
kusma, irritabilite, büyümenin gecikmesi, aspirasyon pnömonisi,
wheezing, kanama, özofajit, anemi gibi klinik bulgular, uyku apnesi,
striktür, Barret özofagus gibi komplikasyonlar görülebilir. GÖR çocukluk
çağında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olup erken tanı ve tedavi
önemlidir. Hemşirelerin iyi gözlemci olmaları hastalığın ve
komplikasyonlarının önlenmesi ya da erken tanılanmasında büyük
önem taşımaktadır. Bu derlemede, GÖR’nin görülme sıklığı, nedenleri,
klinik belirtileri, tanı yöntemleri, tedavisi, komplikasyonları ve bakımı
üzerinde durulmuştur.
Gastroesophagel reflux is defined as involuntary movement of
gastric contents to the esophagus is a common condition in infants.
The incidence of gastroesophageal reflux reduces with advancing
age; however, early observation and diagnosis are important. Many
attacks of gastroesophageal reflux are harmless and short-term and
may occur 20-50 times a day in healthy infants, children, and
adults. In children with cerebral palsy, neurological development
disorders, or other chronic diseases of prematurity, reflux is more
frequent and possibly severe. In reflux, many factors may be
responsible such as genetics, diet, esophageal disorders attributable
to cell damage, or stomach hernia. Clinical signs and symptoms
include regurgitation, vomiting, irritability, delay in growth,
aspiration pneumonia, wheezing, bleeding, esophagitis, and anemia.
There are also many complications that may linical signs, diagnostic
methods, treatment, complications, include sleep apnea, stricture,
and Barrett's esophagus, etc. In this review, the prevalence, causes,
and nursing care related to gastroesophageal reflux are emphasized.

7.Effects of Nurses’ Intent to Leave their Jobs and Organizational Climate on Employment of Nurses
Ecem Yaprak, Şeyda Seren
Pages 28 - 33
İşten ayrılma niyeti, hem ayrılma kararının bir önceki aşaması olması
açısından, hem de davranışa dönüştüğü durumda hasta ve hemşire
çıktılarını olumsuz etkilemesi açısından önemli bir konudur. Dünyada
ve ülkemizde hemşire sayısındaki azalmanın en önemli nedenlerinden
birisi de işten ayrılmalardır. Yöneticilerin çalışanların gönüllü olarak
işten ayrılmalarına neden olan süreci anlaması ve çalışanları elde
tutabilmesi için kurumlarında hakim olan örgüt iklimi algısını
tanımlamaları ve bu algıyı olumlu yönde güçlendirmeleri gerekmektedir.
Hemşirelerin işten ayrılmalarında önemli rolü olan sağlıksız iş ortamları,
hemşire istihdamını etkileyen faktörler arasındadır. Bu makalenin
amacı; hastane yönetimi ve hemşire yöneticilerin bu konuya dikkatlerini
çekmek ve hemşireleri elde tutmaya yönelik gerekli stratejilerin
geliştirilmesine yol göstermektir.
Understanding nurses’ intentions for quitting their jobs is important
since it is the step preceding their decisions to quit their jobs and
has a negative impact on both nursing and patient outcomes when
it occurs. One of the most important causes of a decrease in the
number of nurses in Turkey and the world is nurses quitting their
jobs. Nurse managers should be able to describe the organizational
climate in their workplaces in order to understand the process
through which nurses decide to quit their jobs, to prevent it, and
to strengthen perceived positive attitudes towards the organizational
climate. Unhealthy working conditions which force nurses to leave
their jobs affect the employment of nurses. The aim of this article
is to attract the attention of hospital management and nurse managers
to this issue and to provide guidance in developing strategies for
improving nurse retention.

RESEARCH ARTICLE
8.Turnover Among Nurses at Three University Hospitals
Gülseren Kocaman, Şeyda Seren, Seyyare Kurt, Belgin Danış, Türkan Erer
Pages 34 - 38
AMAÇ: Hemşire yetersizliği, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de
önemli bir sorundur. Özellikle de son on yıldır üniversite hastanelerinde
ve özel hastanelerde yaşanan hemşire devir hızı sorunu, yönetici
hemşirelerin de öncelikli gündemi olmaya devam etmektedir. Buna
rağmen ülkemizde hemşirelerin ayrılma hızlarını ve nedenlerini gösteren
veriler yoktur.
Bu çalışmanın amacı, üç üniversite hastanesinde son beş yıl
için hemşire devir hızı profilini incelemek ve ayrılma nedenlerinin
genel bir sınıflamasını yapmaktır.

YÖNTEMLER: Üç üniversite hastanesinde yapılan bu çalışmanın
verileri, hastane kayıtlarından geriye dönük olarak elde edilmiştir. Veri
toplama aracı olarak hazırlanan formda; yıllara göre (2003-2007)
toplam hemşire, çalışan ve ayrılan kadrolu ile sözleşmeli hemşire
sayıları, toplam hemşire ve sözleşmeli hemşirelerin ayrılma nedenleri
yer almaktadır. Bu veriler kullanılarak her yıl için hemşire devir hızı
hesaplanmıştır.


BULGULAR: Araştırmada incelenen üç üniversite hastanesinde 2003-
2007 tarihleri arasında kadrolu hemşirelerin devir hızı %2.0-%5.3
arasında, sözleşmeli hemşirelerin devir hızı %2.2-%17.5 arasında
değişmektedir. Sözleşmeli hemşirelerin aynı tarihler arasında kamu
hastanelerine geçmesi sonucu ayrılma oranları %30.9-%82 arasındadır.

SONUÇ: Üniversite hastanelerindeki hemşire devir hızı her yıl giderek
artan bir oranla devam etmektedir. Hemşire yetersizliğinin yaşandığı
ülkemizde kurumsal ve ulusal düzeyde hemşireleri elde tutmaya yönelik
önlemlerin alınması açısından yöneticilere önerilerde bulunulmuştur.

OBJECTIVE: Nursing shortages are not only a serious problem in
Turkey, but also around the world. Apart from insufficient staffing,
the high turnover rate, especially at university and private hospitals
in the past ten years, is a top priority for nurse managers. However,
there are no data about the turnover rate and reasons for turnover
among nurses in Turkey. The purpose of this study is to analyze the
turnover profile of nurses at university hospitals over the last five years
and to determine the reasons temporary staff nurses quit their positions
at these hospitals.
METHODS: The research was carried out at three university hospitals.
Research data were obtained retrospectively from hospital records.
The questionnaire contained the following information: The numbers
of regular staff nurses and contract nurses who quit their jobs, total
employed nurses from 2003 to 2007, and the reasons for quitting
their jobs. Based on the obtained data, the turnover rate for each year
was calculated.
RESULTS: Turnover of regular staff nurses from 2003 to 2007 at the
three universities studied in the research was found to range between
2.0-5.3%, and that of contracted staff nurses from 2.2-17.5%. The
resignation rate of contracted nurses who left the hospitals during the
period in question due to their passing centralized state employee
examinations for state employment was at a range of 30.9-82%.
CONCLUSION: Nursing turnover at university hospitals continues to
increase steadily with each passing year. In view of the shortage of
qualified nurses in Turkey, both on the level of individual organizations
and on a national basis, the researchers offer recommendations for the
adoption of measures in order to prevent excessive mobility in the
nursing profession.

9.Turkish Adaptation of Patient Safety Attitude Questionnaire
Ülkü Baykal, Nevin H. Şahin, Serap Altuntaş
Pages 39 - 45
AMAÇ: Hasta güvenliği kültürünü oluşturmadan önce çalışanların hasta
güvenliğine ilişkin tutumlarının belirlenerek, güvenlik kültürünü
oluşturmak için gerekli stratejilere karar verilebilmektedir. Bu çalışma,
“Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği”nin (Safety Attitudes Questionnaire)
Türkçe’ye uyarlanması amacıyla metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir.

YÖNTEMLER: Örneklemi bir üniversite, üç Sağlık Bakanlığı ve
dört özel hastane olmak üzere sekiz hastanede görevli hemşireler
oluşturmuştur. Araştırma kapsamına, her bir hastane grubundan 250
hemşire olmak üzere 750 hemşire alınmıştır. Araştırmada 9 sorudan
oluşan bir anket formu ve Sexton ve arkadaşları tarafından geliştirilen
“Güvenlik Tutumları Ölçeği”nin (The Safety Attitudes Questionnaire-
SAQ) farklı birimlere özgü versiyonları kullanılmıştır; 67 maddelik
bir ölçek taslağı oluşturulmuştur. Etik kurul onayı ve yazılı izinler
alındıktan sonra gerekli açıklamalar yapılarak araştırmaya katılmayı
kabul eden hemşirelere veri toplama aracı dağıtılmış ve toplanmıştır.
Araştırmada geri dönüşüm oranı % 90’dır. Eksiksiz yanıtlanan 675
anket istatistiksel değerlendirmeye alınarak; t testi, pearson momentler
çarpımı korelasyonu, Cronbach alfa katsayısı, faktör analizi ve madde
toplam puan korelasyon analiziyle test edilmiştir.

BULGULAR: Dil geçerliliği için; toplam 5 kişi ayrı ayrı çeviri yapmış ve
daha sonra bir araya gelerek çeviriler yeniden düzenlemiştir. Kapsam
geçerliliği için; 67 maddelik taslak ölçek uzman görüşüne sunularak
8 kişiden alınan görüşler doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir.
Ölçeğin, test-tekrar analizinde güvenir olduğu ve yapılan madde analizi
sonucunda madde toplam puan korelasyon değerleri 35’in altında olan
maddelerin (21 madde) taslaktan çıkarılmasıyla 46 maddeye geldiği
belirlenmiştir. Yapı geçerliliği için yapılan faktör analizi sonucunda
ölçeğin faktör yüklerinin.354 -.789 arasında olduğu ve orijinal ölçeğe
uygun şekilde 6 alt faktör grubuna ayrıldığı görülmüştür.

SONUÇ: “Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği” hemşirelik grubu için geçerli
ve güvenilir bir ölçek olarak kullanılabilir.

OBJECTIVE: Before forming a patient safety culture, necessary
strategies must be decided by identifying employee attitudes about
patient safety. This methodological study has been done in order to
adapt the “Patient Safety Attitudes Questionnaire” to Turkish.
METHODS: The sample consisted of nurses employed in eight hospitals:
a university hospital, 3 state hospitals, and four private hospitals. 250
nurses were selected from each of these hospital groups bringing the
total to 750 nurses. Different versions of Safety Attitudes Questionnaire
- SAQ developed by Sexton et al. and a questionnaire of nine questions
were used in the research. A questionnaire draft consisting of 67 items
was prepared. After the approval of ethics board and other written
authorization, the data collection tool with any necessary explanations
was given to the nurses who volunteered to join the research. The
return rate for the research was 90%. 675 questionnaires that were
fully completed were statistically evaluated and tested with t-test,
Pearson product-moment correlation, Cronbach's alpha coefficient,
factor analysis, and item total score correlation analysis.
RESULTS: For language validity, a total of five people made translations
and then came together to revise the translations. For scope validity,
a draft questionnaire of 67 items was presented to 8 experts for analysis
and revised based on their views. It was found in the test/re-test analysis
that the questionnaire was reliable. After the item analysis, with the
removal of items that had an item total scale correlation value under
35 (21 items) from the draft, there were 46 items left. Upon the factor
analysis for structure validity, the factor loads of the questionnaire
were between.354 and.789, and it was seen that they were divided
to six sub-factor groups in accordance with the original questionnaire.
CONCLUSION: The “Safety Attitudes Questionnaire” can be used as a
valid and reliable questionnaire for the nurse group.

10.Knowledge and Attitudes of Nursing and Midwifery Students about Stem Cell and Banking of Cord Blood
Hüsniye Dinç, Nevin H. Şahin
Pages 46 - 51
AMAÇ: Tıptaki gelişmeler doğrultusunda anne adayları ve ailelerine
bakım sunacak öğrenci hemşirelerin/ebelerin kök hücre ve kordon
kanı konusu ile ilgili bilgi ve yaklaşımlarını belirlemek önem kazanmıştır.
Bu araştırma, öğrenci hemşirelerin / ebelerin kök hücre ve kordon
kanı konusu ile ilgili bilgi ve yaklaşımlarını değerlendirmek amacıyla
planlanmıştır.

YÖNTEMLER: Kesitsel, tanımlayıcı olan çalışmanın evrenini
İstanbul Üniversitesi, Bakırköy Sağlık Yüksekokulu’ndaki tüm öğrenciler
(hemşire/ebe) oluşturmuştur. Çalışmanın yapıldığı tarihlerde okulda
bulunan ve katılmayı gönüllü olarak kabul eden 364 öğrenci örnekleme
alınmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen, demografik
özellikleri, kök hücre, kordon kanı ve kordon kanı bankası konusundaki
bilgi ve yaklaşımları değerlendiren 41 maddelik bir soru formu ile
toplanmıştır.

BULGULAR: Hemşirelik / ebelik öğrencilerinin kök hücre ve kordon kanı
hakkında yaklaşık yarısının fikri olduğu, ancak bilgi düzeylerinin
yetersiz olduğu görülmüştür. Öğrenciler bu konuda gebe ve ailelerden
fazla soru almadıklarını bildirmişlerdir. Yaklaşık 1/3’ü bu konuda
hemşirelerin / ebelerin bilgi kaynağı olması gerektiğini belirtmişlerdir.
Öğrencilerin %69’u kordon kanının ihtiyacı olan herkes için kullanılması
konusunda olumlu görüş bildirmişlerdir.

SONUÇ: : Giderek geniş bir alana yayılmaya başlayan kök hücre nakli
nedeniyle bu konuda özelleşmiş hemşirelere ve ebelere gereksinim
artacaktır. Tıbbi bilimlerdeki diğer gelişmelerle birlikte kök hücre ve
kordon kanı ile ilgili gelişmelerin de hemşirelik / ebelik müfredatına
eklenmesi önerilebilir. Böylece mezuniyetten sonra öğrenciler yeni
uzmanlık ve çalışma alanlarına yöneltilebilir.

OBJECTIVE: This study was designed to evaluate the knowledge and
attitudes of nursing/midwifery students about stem cells and banking
of umbilical cord blood.
METHODS: This study method is descriptive cross-sectional. The
population of this study consisted of 364 nursing and midwifery
students who were studying at Bakirkoy School of Health Science in
Istanbul, Turkey. Students volunteered to participate in this research
during the time of the study and the data were collected by a 41-item
questionnaire which was prepared by the researchers. The questionnaire
included questions about their knowledge and attitudes towards stem
cells and banking of umbilical cord blood.
RESULTS: The results showed that approximately half of the students
had knowledge about this issue, but their levels of knowledge were
inadequate. Students reported that they had not had many questions
from mothers or families. One-third of students agreed that nurses
and midwives should be a source of information on this issue. 69%
of students had positive opinions about the fact that cord blood can
be used by everyone who needs it.
CONCLUSION: The latest developments and advances in the therapeutic
use of stem cells and cord blood should be added into the nursing
and midwifery curriculum in line with current advancing medical
expertise.

CASE REPORT
11.12 Derivation ECG Interpretation
Serpil Topçu
Pages 52 - 54
Abstract | Full Text PDF



 
Copyright © 2013
All rights of this website belong to KUHEAD