HEAD: 8 (2)
Volume: 8  Issue: 2 - 2011
Hide Abstracts | << Back
1.Cover

Pages I - VI

SERBEST KÖŞE
2.Editörün Kaleminden
Emine Türkmen
Pages 1 - 2
Abstract | Full Text PDF

REVIEW
3.Nurse Education for the 21st Century
Elizabeth Anne Herdman
Pages 3 - 6
Hemşire eğitimciler hızla değişen bir sağlık ortamıyla karşı karşıyadır.
Değişen öğrenci ve hasta yapısı, teknolojideki ilerlemeler ve sağlık
hizmetlerinin küreselleşmesiyle uğraşmak durumundadırlar. Yıllardır
sağlık meslek eğitiminde değişiklikler yapılmasının gerekliliği
vurgulanmaktadır; çünkü hizmetin sunumunu en etkili şekilde
değiştirecek olan kişiler geleceğin uygulayıcıları olacaktır. Çağdaş
sağlık hizmetleri güvenlik, etkililik, hasta odaklılık, verimlilik ve
eşitlik ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli sistem iyileştirmesini
gerektirmektedir. Sağlık meslek eğitimi; temel yeterliliklere sahip
ama aynı zamanda etik standartlara, kültürel yetkinliğe, koruyucu
ve temel sağlık hizmetlerine odaklanan mezunlar yetiştirmek
zorundadır.
Nurse educators face a rapidly changing health care landscape. They
must deal with changing student and patient demographics, a
proliferation of technology, and the globalization of health care. There
have been calls for changes to health professional education for decades
because it will be the practitioners of the future who can most effectively
change how care is delivered. Modern health care demands continuous
system improvement to meet the needs for safety, effectiveness, patientcenteredness,
efficiency, and equity. Health professional education
must produce graduates proficient in core competencies but must also
focus on ethical standards, cultural competence, prevention and
primary care.

4.A Safe Approach to Pain at Childbirth: Hypnobirthing
Gözde Gökçe İsbir, Hülya Okumuş
Pages 7 - 10
Kadınlar gebe kaldıktan sonra doğum anına odaklanır. Birçok kadın
doğumda ağrıyı deneyimlemekten ya da hem kendisinin hem de bebeğinin
sağlığının olumsuz etkileneceğinden korkar. Korku ise süreci olumsuz
etkilemesi nedeniyle doğumda istenilmeyen bir duygudur. Doğum
korkusu olan kadınların hipnozla doğum (HypnoBirthing) yöntemi ile
korkularından uzaklaştırılarak ağrısız, konforlu ve doğal bir doğum
yapmaları sağlanır. Hipnozla doğum yöntemi invazif olmayan,
öğrenildiğinde ebe/hemşireler tarafından gebe sınıflarında ve doğum
salonlarında kolaylıkla uygulanabilen güvenli bir yöntemdir. Hipnozla
doğum yönteminin kullanımının yaygınlaşması ile kadınlar
doğumlarından doyum alabilecekler ve bu sayede sezaryen yerine doğal
doğumu tercih eden kadın sayısı giderek artabilecektir. Bu makalede
doğumda hipnoz kullanımı, felsefesi ve uygulanışına değinilmiştir.
Pregnant women often focus on the moment of childbirth after they
learn they are pregnant. Many women have fear of childbirth pain and
worry about the health of themselves and their babies. Fear is an
unwanted emotion and leads to negativity during childbirth. The
HypnoBirthing method decreases fear and pain, and leads to a
comfortable and natural childbirth. HypnoBirthing is a safe method
that is non-invasive and can be taught by a midwife/nurse easily in a
childbirth class or delivery room. By the more widespread use of this
method, women will be more satisfied and thus, the number of women
who choose natural births over Cesarean sections could gradually
increase. This article includes the description of HypnoBirthing, the
philosophy of HypnoBirthing and how it is applied.

5.Preparation of Patient in Laparoscopic Surgery: Role of Nurse
Meftun Akgün
Pages 11 - 17
Laparoskopi; abdominal boşluğun optik bir sistem ile gözlenmesidir.
Laparoskopik cerrahi 20 yıldan beri üroloji, jinekoloji, gastrointestinal
cerrahide yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Son yıllarda laparoskopik
cerrahi splenektomi, kolektomi ve renal transplantasyon gibi majör
cerrahi uygulamalarında da yerini almıştır. Laparoskopik cerrahide hasta
hazırlığı, diğer cerrahi işlemlerde olduğu g ibi hastayı bilgilendirme ile
başlar. Hazırlıkta, en uygun koşullarda girişim yapılabilmesi için
uygulanacak anestezi yöntemi ve riskinin belirlenmesi, farmakolojik,
fizyolojik ve psikolojik durumunun değerlendirilmesi, hastaya
uygulanacak işlemler hakkında bilgi verilmesi, laparoskopik yöntemin
riskleri / yararlarının ve gerektiği durumlarda açık cerrahiye
geçilebileceğinin anlatılması gerekir. Bu bağlamda laparoskopik cerrahi
daha bilgili, daha deneyimli cerrah ve cerrahi hemşirelerinin gerekliliğini
de gözler önüne sermiştir.
Laparoscopy is the observation of the abdominal space with an optical
system. Laparoscopy has been widely used for over 20 years in
gynecologic, urologic and gastroenterologic surgeries. Major surgical
procedures like splenectomy, colectomy and renal transplantation have
taken place using advanced laparoscopic surgery. The preparation of
patients in laparoscopic surgery begins with patient information. In this
preparation, patients must be informed of potential risk factors, type
of anesthesia, surgical procedures, the advantages and disadvantages of
laparoscopic surgery, and the possibility of open surgery. Also, patients’
pharmacological, physiological and psychological conditions must be
determined. Therefore, the need for experienced surgeons and nurses
is very obvious in laparoscopic surgery.

RESEARCH ARTICLE
6.Communication Systems in Hospitals and the Related Problems Experienced by Nurse Managers
Ülkü Baykal, Serap Altuntaş, Şeyda Seren İntepeler
Pages 18 - 27
AMAÇ: Örgütlerdeki iletişim sistemi, organizasyonların etkinliğinin
yanı sıra yöneticilerin başarısı üzerinde rol oynayan önemli süreçlerden
biri olarak değerlendirilmektedir. Tanımlayıcı tipteki bu çalışma,
hastanelerdeki iletişim sistemini ve yönetici hemşirelerin bu sistemde
yaşadıkları sorunları ortaya koymak amacıyla gerçekleştirildi.
YÖNTEMLER: Çalışmada, araştırmacılar tarafından literatür desteğinde
oluşturulan soru formu kullanıldı. Soru formunda, yönetici hemşirelerin
kişisel bilgileri, hastanelerdeki iletişim sistemini, yönetici hemşirelerin
bu sistemi nasıl kullandıklarını, yaşadıkları sorunları ve yönetici
hemşirelerin etkin bir dinleyici olma konusundaki durumlarını
belirlemeye yönelik toplam 38 soru bulunmaktadır. Araştırmanın
örneklemini; izin alınan 17 hastanedeki 259 yönetici hemşire oluşturdu.
BULGULAR: Hastane organizasyon şemalarının genellikle iletişim hattını
gösterdiği, önce sözlü sonra yazılı iletişime başvurulduğu, kurum içi
ve dışıyla en fazla telefonla iletişim kurulduğu belirlendi. Ayrıca
yöneticilerin %46.7’sinin odasında doğrudan dış hatta açık telefonun
olduğu, %45.6’sının bilgisayardan yararlandığı ve %33.6’sının iletişim
sistemlerinin iyi işlediğini belirttiği saptandı.Yönetici hemşirelerin en
fazla kurum dışı iletişimde, toplantı saatlerinin belirlenmesinde ve
astları-üstleriyle iletişimde sorunlar yaşadıkları ve iyi bir dinleyici
olmadıkları görüldü.
SONUÇ: Hastanelerde iletişim sisteminin iyi işlemediği, iletişim
teknolojisinden yeterince yararlanılmadığı belirlenmiş olup bu sonuçlar
doğrultusunda yönetici hemşirelerin öncelikle iyi dinleyici olmaları,
toplantı yönetimi ve bilgisayar kullanımı konusunda eğitilmeleri,
doğrudan dış hat telefon ve sekreter desteğinin sağlanması önerilebilir.
OBJECTIVE: The communication systems within organizations are
considered one of the most important processes influencing
organizational effectiveness and management success. This descriptive
study was carried out to determine the kind of communication system
used in hospitals and the problems experienced by nurse managers
in this system.
METHODS: A questionnaire designed from the literature by the researchers
was used in this study. The questionnaire includes 38 questions on
personal attitude variables of nurse managers, the communication
systems in hospitals, how nurse managers use the system, the problems
faced by nurse managers and the attitudes of nurse managers as active
listeners. The study sample was composed of 259 nurse managers
from 17 hospitals.
RESULTS: It was determined that the organization chart of hospitals
demonstrated communication lines in general with verbal
communication chosen over written communication, and the
communication via phone was the most used method both within and
outside the organization. In addition, 46.7% of managers used direct
phone communication while 45.6% used computer communication.
33.6% of managers found the communication system well-functioning.
However, nurse managers had problems with communication outside
of the organization, with arranging meeting hours and with
communication between their juniors and seniors. In addition, it was
found that nurse managers were not good listeners.
CONCLUSION: It was determined that communication systems in hospitals
were not functioning well, and communication technology was not
adequately used; consequently, it was suggested that nurse managers
should become better listeners, and be trained in meeting management
and computer use. Lastly, they should be provided with direct telephone
and secretarial support.

REVIEW
7.Professional Image and Nursing Dimension Reflected to Out of Professional Identity
Selma Sabancıoğulları, Selma Doğan
Pages 28 - 37
Hemşirelik imajı uzun tarihsel süreç içerisinde her zaman tartışılan
ve çözüm önerileri getirilen bir konu olmuştur. Buna rağmen hemşireler
ve toplum, hemşirelik mesleği ve hemşire imajı ile ilgili bugün de
devam eden bir takım kalıplaşmış görüşlere sahiptir. Toplumda ve
hemşirelerin kendilerinde var olan bu kalıplaşmış görüşler, mesleği
ve meslek üyelerini birçok açıdan olumsuz etkilemektedir. Bu makalede
hemşirelik mesleğinin imajı, imajı etkileyen faktörler ve hemşirelerin
kendilerinin ve mesleğin imajını değiştirmede neler yapabileceklerine
ilişkin bir görüş kazandırılmak hedeflenmiştir.
The image of nursing has always been a long-standing topic of discussion
having many suggestions for solutions. Nurses and the public have views
on a number of long-held stereotypes of nurses and the nursing profession
which continue today. As a result of these stereotypes, not only members
of the profession but also the profession itself is negatively affected on
many levels.
The aim of this research is to gain an opinion on the factors affecting
nursing image, and how to improve the image of the profession and the
image of nurses themselves.

RESEARCH ARTICLE
8.Reasons of Conflict, Conflict Resolution Skills of Staff Nurses and Physicians in Surgical Clinics and Strategies Used by Them
Şeyda Seren İntepeler, Arzu Kader Harmancı
Pages 38 - 43
AMAÇ: Bu çalışma bir üniversite hastanesinin cerrahi birimlerinde,
hemşire ve hekimler arasındaki çatışmaların nedenlerini, çatışma çözme
stratejilerini ve çatışma çözme becerilerini belirlemek amacıyla
gerçekleştirilmiştir.
YÖNTEMLER: Tanımlayıcı ve kesitsel olarak gerçekleştirilen çalışmanın
örneklemini bir üniversite hastanesinin cerrahi birimlerinde çalışan
tüm hemşire (N=247) ve hekimler (N=169) oluşturmuştur. Veriler,
bireysel özellikleri, çatışma nedenleri ve çatışma çözme stratejilerini
belirlemeye yönelik bir anket formu ile Çatışma Çözme Beceri Ölçeği
kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirmesinde tanımlayıcı
istatistikler ve bağımsız gruplarda t testi kullanılmıştır.
BULGULAR: Hemş i re le r in ve hekimle r in gör ev- yetki ve
sorumluluklarındaki belirsizlik ve aşırı iş yükü altında çalışmaları
nedeniyle yüksek oranda çatışma yaşadıkları belirlenmiştir. Hemşirelerin
çatışma çözme beceri puan ortalamaları hekimlerden daha yüksek
bulunmuş olup, hemşire ve hekimlerin çatışma çözme stratejisi olarak
en fazla uzlaşma ve zorlama yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır.
SONUÇ: Hemşireler ve hekimlerin yapıcı çatışma çözme yöntemlerinden
uzlaşmayı, yıkıcı olanlardan zorlama yöntemini kullandıkları
belirlenmiştir. Her iki meslek grubunda da yapıcı çatışma çözme
yöntemlerinin kullanılmasına yönelik eğitim programlarının
düzenlenmesi önerilebilir.
OBJECTIVE: To define the causes of conflict between nurses and physicians,
and their conflict solving skills and strategies in the surgical units of
a university hospital.
METHODS: This descriptive and cross-sectional research study was
conducted with all nurses (N=247) and physicians (N=169) working
in the surgical units of a university hospital. Two instruments were used:
a questionnaire that investigated individual features, conflict sources,
and conflict resolution strategies, and the Conflict Resolution Skills Scale
(CRSS) to measure conflict resolution skills. Descriptive statistics and
t test were used in the evaluation of the data.
RESULTS: The two most important sources of conflict for both of nurses
and physicians were unclear job-authority or responsibilities and high
workload. The conflict solving skill score averages of nurse group
were significantly higher than the physician group. Nurses and
physicians also used the same conflict solving strategies: compromising
and coercion.
CONCLUSION: Nurses and physicians are determined to use
compromising among constructive conflict solving methods and
coercion among destructive methods. It is suggested to organize training
programs for using constructive conflict solving methods in both
profession groups.

9.Evaluation of the Patient Safety Culture: Survey of Nurses
Fügen Göz, Miyaser Kayahan
Pages 44 - 50
AMAÇ: Bu tanımlayıcı araştırmanın amacı, hemşirelerin çalıştıkları
hastanelerde hasta güvenliği kültürüne yönelik algılarının
belirlenmesidir.
YÖNTEMLER: Çalışmanın örneklem gurubu 200 hemşireden oluşmuştur.
Veriler, Sora ve Nieva tarafından geliştirilen ve Türk toplumunda
geçerlik güvenirlik çalışması Filiz tarafından yapılan “Hasta Güvenliği
Kültürü Anketi” kullanılarak toplanmıştır. ‹statistiksel değerlendirmede
yüzdelik, t testi, tek yönlü varyans analizi ve Post Hoc Tukey testi
kullanılmıştır.
BULGULAR: Hemşirelerin çoğu hastanelerde güvenlik seviyesinin kabul
edilebilir düzeyde olduğunu ifade etmişlerdir. Olayların raporlanma
sıklığı ve hasta güvenliği dereceleri yönünden hastaneler arasında
istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Erkek
hemşireler ile kadın hemşirelerin olayları raporlama sıklığı arasındaki
fark istatistiksel olarak anlamlı olup (p<0.05) erkek hemşirelerin
raporlamaya daha çok önem verdikleri bulunmuştur.
SONUÇ: Hemşirelerin değerlendirmelerine göre; hasta güvenliği kabul
edilebilir derecede yeterli olarak bildirilmiş ve raporlamada yetersizlik
olduğu sonucuna varılmıştır. Hemşireler hasta güvenliği konusunda
sorumluluk almalı ve hasta güvenliği kültürünü geliştirmek kurumların
öncelikli konusu olmalıdır.
OBJECTIVE: To determine the perceptions of nurses towards patient safety
culture in hospitals.
METHODS: This descriptive study used a sample group consisting of 200
nurses. Data were collected with the “Patient Safety Culture Survey”.
This survey was developed by Sora and Nieva, and a validity and
reliability study on the Turkish population was performed by Filiz.
Percentage, t-test, one way variance analysis and Post Hoc Tukey test
were used for statistical evaluation.
RESULTS: Most of the nurses expressed the safety degrees of hospitals
were at an acceptable level. Statistical differences were found between
the frequency of reporting incidents and levels of patient safety between
hospitals (p<0.05). There was a statistically significant difference
between male nurses and female nurses regarding the frequency of
reporting incidents (p<0.05), and male nurses placed more importance
on reporting.
CONCLUSION: According to the surveys, patient safety levels are found
to be sufficient; however, there was insufficiency of reporting. Nurses
should take responsibility for patient safety and related institutions
should give priority to the development of patient safety culture.

10.Results of the Based on Observation Job Analysis of Manager Nurses
Arzu Kader Harmancı, Feride Eşkin, Nihal Ünaldı, Ülkü Baykal, Hilal Odacı, Tuğba İrik
Pages 51 - 55
AMAÇ: Bu araştırma, yönetici hemşirelerin bir çalışma günü içinde ne
tür işlevler yürüttüğünü ve bu işlevlere ne kadar zaman ayırdığını
belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirildi.
YÖNTEMLER: Araştırmanın örneklemini, 2008-2010 yıllarında İstanbul’da
hemşirelikte yönetim dersi uygulaması için seçilen 3 üniversite hastanesi
ile 6 özel hastanede çalışan yönetici hemşireler oluşturdu ve toplam
120 gözlem formu üzerinden değerlendirme yapıldı. Araştırmada,
yönetici hemşirelerin bir iş günü boyunca yaptığı işler için ayrılan süre
dakika olarak gözlem formuna kaydedildi. Bu işler, hemşirelik bakımı
ile ilgili işlevler, yönetim, destek hizmetler, eğitim, araştırma ve
dinlenme olarak sınıflandırıldı. Bu gruplamada yer alan işlemler için
harcanan süreler toplanarak her bir grup için harcanan toplam süre
hesaplandı. Veriler SPSS 16.00 paket programında girilerek, yüzde,
ortalama ve t testi kullanılarak değerlendirildi.
BULGULAR: Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda yönetici
hemşirelerin en fazla yönetim işlevlerine (ortalama 167.17±78.31dk),
ikinci sırada hemşirelik bakımı ile ilgili işlevlere (ortalama
100.95±68.07dk) zaman ayırdıkları; en az zamanı ise araştırmaya
(8.55±21.24 dk) ayırdıkları saptandı. Yönetici hemşirelerin çalıştıkları
kurumlara ve pozisyonlarına göre yapılan karşılaştırmalarda, özel
hastanelerde çalışanların üniversitede çalışanlara göre hemşirelik bakımı
ile ilgili işlevlere istatistiksel olarak anlamlı oranda (p<0.05) ve
başhemşirelerin de sorumlu hemşirelere göre eğitsel işlevlere istatistiksel
olarak çok ileri düzeyde anlamlı oranda (p<0.001) daha fazla zaman
ayırdıkları belirlendi.
SONUÇ: Yönetici hemşirelerin zamanlarının büyük bölümünü hemşirelik
bakımı ve yönetim işlevlerine ayırdıkları, araştırmaya ise çok az zaman
ayırdıkları belirlendi.
OBJECTIVE: To define what kind of activities the nurse managers direct in
a workday and how much time they spend for these activities.
METHODS: The research sample was generated by nurse managers who
worked in three university and six private hospitals selected for
delivering nursing management lessons in Istanbul, between the years
2008-2010. 120 observation forms were evaluated. The time spent
for manager nurses to do every job was recorded in minutes on the
observation form. These jobs were categorized as nursing care,
managerial, support services, educational, research activities and rest,
and the time spent on these jobs were calculated according to these
groupings. Data were analyzed by SPSS 16.00 using percentage,
frequency, and t test analysis.
RESULTS: It was found that manager nurses spent most of their time
on managerial activities (167.17±78.31 minutes) and on nursing care
activities (100.95±68.07 minutes), and they have spent the least time
on research activities (8.55±21.24 minutes). According to the institutions
and positions of the manager nurses, it was found that manager nurses
who work in private hospitals spent more time (p<0.05) on nursing
care than the others, and the head nurses spent more time (p<0.001)
on educational activities than the charge nurses. This was found to be
statistically significant.
CONCLUSION: It was concluded that manager nurses spent most of their
time on managerial and nursing care activities and spent the least time
on research activities.



 
Copyright © 2013
All rights of this website belong to KUHEAD